Anorektal Bölge Hastalıkları

Makat bölgesi olarak da adlandırılan, kalın bağırsağın son kısmıyla cildin birleştiği bölgedir. Birçok sinir ucunun ve kan damarının sonlanma bölgesi olduğundan hastalıkları oldukça ağrılı ve kanamalıdır. Aynı zamanda gün içinde oturma, araba kullanma gibi durumlarda şikayetin artması da bu bölge hastalıklarının en büyük dezavantajıdır.

Hemoroid(Basur):

Makat bölgesinin yaklaşık 0,5 cm içerisinde kan damarları ve bağ dokudan oluşan yastıkçıklar bulunur. Kabızlık, ishal, ıkınma vs. gibi nedenlerle bu yastıkçıkların büyümesine hemoroid denir. Bu büyüme hem kan damarlarında genişleme hem de bağ dokuda büyüme şeklinde meydana gelir. Hemoroid aslında makat bölgesinin varisidir. Nasıl sürekli ayakta duranlarda bir süre sonra kanın bacaklarda göllenmesine bağlı damar genişlemeleri oluyorsa, makat bölgesindeki zorlanmalara bağlı da o bölgenin damarlarında genişleme ve deformasyon olur.

Hemoroid erişkin yaşta her iki insandan birinde görülen sık bir hastalıktır. Erişkin nüfusun %60-80 inin hayatlarının bir döneminde hemoroidden muzdarip olduğu bilinmektedir. Erkeklerde kadınlara oranla daha sıktır.

Hemoroid genel olarak oluştukları bölgeye göre iç ve dış hemoroid olmak üzere ikiye ayrılır.

En sık rastlanan bulgu dışkılama sonrası temizlik esnasında ele gelen şişliklerdir. Kanama, ağrı ve kaşıntı gibi şikayetler hastalığın ileri evrelerinde görülmeye başlar.

Evreleme:

Evre 1: ağrı ve kanama var ancak makat dışına çıkan pake yok

Evre 2: makat dışına çıkan ve dışkılama sonrası kendiliğinden içeri giren pakeler

Evre 3: makat dışına çıkan ve hastanın kendisinin eliyle iterek içerei sokabildiği pakeler

Evre 4: makat dışına çıkan ve hiçbir şartta içeri girmeyen pakeler

Hemoroide zemin hazırlayan durumlar:

  • Kabızlık
  • Kronik ishal
  • Sürekli oturan kişilerde daha sık
  • Ikınma, dışkılama güçlüğü
  • Gebelik
  • Ağırlık kaldıranlarda daha sık
  • Tuvalette gereksiz uzun oturma veya çok kısa süre kalma

Hemoroidden korunma:

  • Lifli ve posalı gıdalarla beslenmek (meyve, sebze, baklagil)
  • Tuvalette ıkınma alışkanlığından vazgeçmek
  • Acılı baharatlı gıdalardan uzak durmak
  • Asitli gıdalardan uzak durmak (genellikle ekşi gıdalar)
  • Günde en az 2 lt. su içmek

Hemorid tedavisi:

Öncelikle hastalığa bir genel cerrahi uzmanı tarafından tanı konulmalıdır. Hastaların kendi kendilerine koydukları tanının çoğu zaman yanlış olduğu hatırlanmalıdır. Tanı sonrası doktorunuz tarafından hastalık evrelenir ve uygun tedavi önerilir.

Evre 1-2 hemoroid tedavisi ilaç ile yapılırken Evre 3-4 hemoroid tedavisi için çeşitli ameliyat yöntemleri geliştirilmiştir.

İlaç tedavisinde makat bölgesine uygulanan, antiödem ve konjesyon etkisi olan krem ve fitiller öncelikle tercih edilir. Yanına kolay dışkılamayı sağlamak için laksatif etkili ilaçlar eklenmelidir. Toplar damar sisteminde kanın göllenmesini azaltan ilaçların kullanımı tartışmalıdır.

Cerrahi tedavi:

Klasik ameliyat teknikleri: Uzun yıllardır yapılan hemoroid pakelerinin alınması ve mukozanın kapatılması veya açık bırakılmasına dayanan cerrahi tekniklerdir. Ameliyat sonrası ağrı ve kanama sıktır. Son yıllarda gelişen teknolojiyle yerlerini yeni tekniklere bırakmaya başlamışlardır.

Longo ameliyatı (tabanca yöntemi): 1999 yılından beri dünyada uygulanmaya başlayan yöntemdir. Bu ameliyat için özel tasarlanmış bir alet yardımıyla yapılır. Hemoroid bölgesine sabitlendikten sonra tabanca ateşlenir. Alet hem hemoroid pakelerini çepeçevre çıkarır hem de kalan mukozayı birbirine diker. Makatın içinde çalışıldığı için ağrısız bir yöntemdir. Ameliyat sonrası ağrı ve kanama minimaldir. Özellikle makat sarkması durumunda ve büyük hemoroid pakeleri olan hastalarda tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. Dezavantajı maliyetinin yüksek oluşudur.

Lazer ile hemoroidektomi: Ameliyat türü olarak klasik ameliyatlar içindedir. Farkı bıçak yerine lazer kullanılmasıdır. Kanama ve ağrının klasik yöntemlere göre daha az olması avantajıdır. Dezavantajı maliyet yüksekliğidir.

THD: Hemoroidin bir damar hastalığı oluşundan yola çıkılarak tasarlanmış anal bölgeye uygun bir ultrason cihazı yardımıyla, toplar damar sisteminin bağlanmasına dayanan bir tekniktir. Daha sonra şikayete neden olan hemoroid pakeleri makatın içine yani ağrısız bölgeye doğru asılır. Ameliyat sonrası herhangi bir kesme ve dikme işlemi yapılmadığından ağrı, kanama gibi şikayetler görülmeyecek kadar azdır. Yeni yöntemlerin çoğunda olduğu gibi yüksek maliyeti dezavantajıdır.

Bütün bu ilaç ve cerrahi tedavilere rağmen hemoroid hastalığının tekrarlayabilen bir hastalık olduğunu bilmek önemlidir. Tedavi sorası dönemde hemoroidden korunma yöntemlerine dikkat etmek gerekir. Hiçbir hemoroid ameliyatında nüks ihtimali sıfır değildir.

Anal fissür (Makat çatlağı)

Kalın bağırsağın bittiği noktayla makat bölgesinde cilt arasında uzanan çatlak şeklinde yaralardır. Toplumda çok sık görülen bir hastalıktır. Akut yani yeni oluşan makat çatlakları genelde kendi kendine iyileşirken, 6 haftayı geçen çatlaklara kronik çatlak denir ve kendi kendine iyileşmez. Makat bölgesinde oluşan bu yara nedeniyle sfinkter denilen makat kaslarında spazm oluşur. Bu spazm da makat çatlağının iyileşmesini engeller. Makat çatlağında da hemoroidde olduğu gibi tuvalet sonrası ele meme benzeri şişlik gelebilir. Buna nöbetçi meme denir ve hemoroidden farklıdır.

Anal fissür neden olur?

  • Yoğun kabızlık ve ishal
  • Gebelik ve lohusalık
  • Devamlı gayta yumuşatıcı (laksatif) ilaç kullanımı
  • Dengesiz beslenme

Belirtileri

  • Makatta ağrı: Hastalar genelde yırtılma, yanma, cam kesme, iğne batma şeklinde tarif eder.
  • Kanama: Damlama şeklinde, genelde dışkılamadan hemen sonra görülen, kırmızı renkli taze kanama şeklinde olur.
  • Kaşıntı: Her kronik yara gibi makat çatlağında da kaşıntı sık görülür.
  • Ele gelen şişlik: Çatlağın başlangıç kısmında oluşur ve nöbetçi meme denir. Hemoroidden farklıdır.

Anal fissür (çatlak) kanser gibi kötü huylu hastalıklara dönüşmez ve onların habercisi değildir. Yalnız makattan kanama yaparak kalın bağırsak kanserini maskeleyebilir. O nedenle makattan her ne sebeple olursa olsun, kanaması olan 40 yaş üstü her hastaya kolonoskopi şarttır.

  • Zararlı gıdalar:
  • Acılı baharatlı gıdalar
  • Turşu, limon, sirke gibi asitli gıdalar
  • Aşırı çay ve kahve tüketimi
  • Alkollü içecekler
  • Ketçap, domates
  • Çikolata

Anal fissür tedavisi?

Akut yani yeni oluşan anal fissürlerde genelde ilaç tedavisi tercih edilir. Çoğu zaman kendiliğinden ve verilen ilaçların etkisiyle sorunsuz iyileşirler. Kronik anal fissür tedavisi ise akuttan tamamen farklı olarak sadece girişimsel yöntemlerle yapılabilir. Verilen ilaç tedavisi geçici bir rahatlama ve şikayetlerde gerileme yaratabilir ancak bu tamamen geçicidir ve şikayetler sıklıkla birkaç ay içinde geri gelir.

Kronik anal fissür tedavisi: Cerrahi tedavi ameliyathane şartlarında, genel anestezi veya belden aşağısını uyuşturma şeklinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 5 dakika süren bir işlemdir. Bu işlemde makat kenarında spazm yaratan kas gruplarından bir tanesi kesilerek makat bölgesindeki spazm azaltılır. Aynı zamanda çatlak bölgesi de lazer veya elektrikli bir takım cerrahi aletler kullanılarak çıkarılır. Oldukça kolay uygulanabilir ve ameliyat sonrası dönemde de hastanın oldukça konforlu olduğu bir girişimdir. Hasta 3-4 gün içerisinde normal sosyal ve iş hayatına dönebilir. Tamamen iyileşme ortalama 20 gün kadar sürmektedir.

Makat apsesi ve fistülü

Makat kenarında oluşan, içi iltihap toplamış şişlik makat apsesi olarak adlandırılır. Bu apsenin oluştuğu bölgeyle makat kenarındaki cilt arasında oluşan yola da fistül denir. Yani fistül, makat apsesinin ileri dönem komplikasyonudur. Apse makat kenarında şiddetli ağrı, şişlik ve ateş ile karakterizedir ve tedavisi ameliyat ile apsenin boşaltılması ve temizlenmesidir.

Anal fistül belirtileri:

  • Tekrarlayan apseler
  • Makat kenarında ağrı ve şişlik
  • Akıntı
  • Kaşıntı
  • Ateş, halsizlik, eklem ağrısı gibi enfeksiyon bulguları

Anal fistül tanısında makat muayenesi en önemli yöntemdir. Muayene ile makat kenarında fistül dış ağızı görülür. Manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile enfeksiyonun boyutu saptanır. Rektoskopi ile fistülün iç ağızını bulmak tartışmalı bir yöntemdir ve bütün genel cerrahi uzmanları tarafından uygulanmaz.

Anal fistül tedavisi:

Her ne kadar son zamanlarda ameliyatsız yöntemler (fibrin yapıştırıcı, plug vs.) denense de fistülün tedavisi ameliyattır.

Ameliyattaki ana prensip fistülün iç ve dış ağızlarını bulmaktır. Daha sonra uygulanacak olan teknik fistülün yerine ve derinliğine göre belirlenir.

Açık teknik nüks ihtimalinin en az olduğu ameliyattır. Hala en sık kullanılan tekniktir. Yaranın büyük olması ve iyileşme süresinin uzun olması dezavantajıdır. Aynı zamanda makat kaslarına zarar verme ihtimali de diğer ameliyat tekniklerine göre daha yüksektir.

Seton tekniği açık yönteme göre daha az girişim gerektiren bir tedavi şeklidir. Fistülün iç ve dış ağızından geçirilen bir ip yardımıyla yolun bozulması ve fistülün iyileşmesi amaçlanır. Nüks oranı ve makat kası yaralanması ihtimali düşük bir yöntemdir. Sık kontrol gerektirmesi ve uzun iyileşme süresi dezavantajıdır.

Lazer tekniği fistülün bütün yolu boyunca lazer ile yakılarak kapatılmasına dayanır. Oldukça basit ve ameliyat sonrası dönemi konforlu olan bir tedavidir. Ancak nüks oranları açık tekniğe göre daha yüksektir. Pahalı olması da diğer bir dezavantajıdır. 

LİFT, VAAFT gibi teknikler henüz geliştirme aşamasındadır. Hala nüks oranları %30'lardadır.