Obezite Cerrahisi Bursa | Tüp Mide Ameliyatı

Obezite Nedir?

Yüksek kalorili diyet ile beslenen kişilerde alının kalorinin, günlük aktivite ile harcanandan fazla olması durumunda yağ doku artışı meydana gelir. Obezite (şişmanlık) kişinin boyuna göre olan ideal kilosunun çok üzerinde olmasına verilen addır ve bir hastalıktır. Şişmanlığın ciddi hastalık hali yaratan ve ölüme sebebiyet verecek boyuta ulaşan haline de morbid obezite denir.

Obezite, Amerika Birleşik Devletleri’ nde sigaradan sonra 2. sıklıkta görülen engellenebilir ölüm nedenidir.  Obezite çevresel ve genetik faktörlerin beraber yol açtığı bir hastalıktır. Obezite derecesi Vücut Kitle İndeksi denen bir parametreyle hesaplanır.

VKİ: vücut ağırlığı/ Boy x boy

 Vücut Kitle İndeksi                                          Sınıflama

    20-25                                                             Normal ağırlık

    26-29                                                             Aşırı ağırlık

    30-34                                                             Obezite

    35-49                                                             Morbid obezite

    50 üstü                                                          Süperobezite

Aynı zamanda bel çevresi ölçümü de obezite hakkında fikir verir. Erkeklerde 94 cm, kadınlarda 80 cm üzerindeki bel çevresi ölçümleri obezite açısından risk barındırır.

Vücut yağ oranı ölçümleri de obezite tanısında önem taşır. Özel tasarlanmış tartılarla vücut yağ oranı ölçülür ve değerlendirilir. Buna göre;

                                           VÜCUT YAĞ ORANI ANALİZİ TABLOSU

Cinsiyet             yaş           düşük                normal             yüksek              çok yüksek

Kadın               20-39      %21 ve altı        %21-32,9         %33-38,9           %39 ve üstü

                        40-59      %23 ve altı        %23-33,9         %34-39,9           %40 ve üstü

                        60-79      %24 ve altı        %24-35,9         %36-41,9           %42 ve üstü

Erkek               20-39      %8 ve altı          %8-19,9           %20-24,9           %25 ve üstü

                        40-59      %11 ve altı        %11-21,9         %22-27,9           %28 ve üstü

                        60-79      %13 ve altı        %13-24,9         %25-29,9           %30 ve üstü

 

Morbid obezitenin başlıca nedenleri:

  • Aşırı yemek yeme
  • Hareketsiz hayat tarzı
  • Alkol kullanımı
  • Kalıtsal faktörler
  • Metabolizma hastalıkları
  • İlaç tedavisine bağlı şişmanlık

Morbid obezitesi olan kişilerde görülen başlıca sağlık sorunları:

  • Şeker hastalığı
  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Hipertansiyon
  • Kronik solunum yolu hastalıkları
  • Uyku bozuklukları
  • Kanser
  • İskelet ve kas sistemi hastalıkları
  • Karaciğer ve safra yolu hastalıkları
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları ve kısırlık
  • Görme bozuklukları ve sarı nokta hastalığı
  • Kozmetik sorunlara bağlı oluşan psikolojik hastalıklar

Obez hastalarda daha sık görülen kanser türleri

  • Menopoz sonrası meme kanseri
  • Kolon kanseri
  • Yemek borusu kanseri
  • Rahim kanseri
  • Böbrek kanseri
  • Safra kesesi kanseri

Görüldüğü gibi obezite çok ciddi sonuçları olan, tedavi edilmezse kişiyi rahatlıkla ölüme ve kalıcı sakatlığa götürebilecek önemli bir hastalıktır. Görsel ve psikolojik sorunların yanı sıra bireye fiziksel olarak da ciddi zararlar verir. Obezite tedavisi birçok branşı ilgilendiren multidisipliner ve çoklu yaklaşım gerektiren bir tedavidir.

Morbid obeziteden korunma yöntemleri:

DİYET

Günlük alınan kalori miktarının harcanan ile dengelenmesine denir. Uzman diyetisyenlerden yardım almak ve ezbere diyet yapmamak dikkat edilmesi gereken en önemli husustur. Amaç vücut ağırlığının kaybından ziyade yağ dokudan kaybetmek, kas dokuyu arttırmak olmalıdır. 

Öncelikle öğün atlamadan düzenli yemek yeme alışkanlık haline getirilmelidir.

Tüketilen gıdalardaki yağ ve karbonhidrat oranı mümkün olduğunca azaltılmalıdır.

Hazır gıdalardan uzak durulmalıdır.

Kızartma, kavurma türü yemeklerden uzak durulmalı, haşlama ve ızgara türü yemekler tercih edilmelidir.

Sebze ve meyve tüketimi arttırılmalı, lifli gıdalardan zengin beslenmeye çalışılmalıdır.

Ara öğün alışkanlığı edinilmeli ve ana öğünlerde tüketilen gıda miktarı azaltılmalıdır.

Günde en az 2 litre su tüketilmelidir. Çay, kola, soda vs. gibi sulu gıdaların suyun yerini tutmadığı akıldan çıkarılmamalıdır.

Beyaz ekmek ve şeker tüketimi minimuma indirilmeli ve lifli ekmekler tüketilmelidir.

Gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır.

Diyetin obeziteden korunmada başarısı oldukça yüksekken, morbid obezite seviyesindeki hastalarda çok da iyi sonuçlar vermediği hatırlanmalıdır.

HAREKETLİ HAYAT VE EGZERSİZ

Hayat tarzı değiştirilmeli ve günlük aktivite arttırılmalıdır.

Gün içinde araçla gidilen yakın mesafelere yürümek, bisiklete binmek, asansör kullanmamak yapılabilecek en basit ve etkili aktivitelerdir.

Ağır egzersiz yapılacaksa mutlaka profesyonel spor eğitmenlerinin kişiye göre uygun gördüğü programlar uygulanmalıdır.

Ezbere yapılan egzersiz yarardan çok zarar verir.

MORBİD OBEZİTE TEDAVİSİ

Obeziteden korunma noktasında diyet ve egzersiz oldukça başarılıyken, tedavideki yerleri oldukça kısıtlıdır. Morbid obez olarak değerlendirilen hastaların sadece diyet ve egzersizle ideal vücut ağırlıklarına kavuşmaları çoğu zaman mümkün olmaz.

İlaç tedavisi:

Hastanın kilo almasına neden olan metabolik bir rahatsızlığı söz konusuysa bunun tedavisi önemlidir. Ancak altta yatan bir hatalık olmaksızın sadece obez hastalarda kullanılmak üzere piyasada bulunan ve kilo verdirdiği iddia edilen ilaçların güvenilirliği tartışmalıdır. Etkilerinin bilinmemesinin yanı sıra birçok yan etkileri olması nedeniyle de tüm dünyada kullanımları kısıtlıdır.

Cerrahi tedavi:

Obezitede cerrahi tedavi son yıllarda kapalı ameliyat tekniklerinin ve teknolojisinin hızla ilerlemesiyle çok sık ve güvenli olarak yapılmaya başlandı. Yapılan ameliyatları genel olarak üçe ayırabiliriz.

Tüp mide ameliyatı (Sleeve Gastrektomi): Tüp mide ameliyatı, midenin yaklaşık 150-200 ml hacminin tüp şeklinde bırakıldığı ve kalanın stappler denen aletler yardımıyla kesilerek çıkarıldığı bir prosedürdür. Kapalı(laparoskopik) yöntemle uygulanır. Etki mekanizmasında iki faktör önemlidir. Birincisi mide hacminin yaklaşık sekizde birine düşmesi ve hastanın yediği yemeğin büyük oranda azalması, ikincisi ise Ghrelin denen ve midenin ameliyatla alınan bölümünden salgılanan bir maddenin artık salgılanamamasıdır. Ghrelin kişide açlık hissi uyandıran maddelerin başında gelmektedir. Dolayısıyla hastada hem açlık hissi azalacak, hem de mide hacmi küçülerek daha az gıda alması sağlanacaktır.

Ameliyat karın duvarına açılan en büyüğü 12 mm. en küçüğü 5 mm. olmak üzere toplam 5 adet delikten özel laparoskopik aletler kullanılarak gerçekleştirilir. Ameliyat süresi ideal şartlarda ortalama 1.5 saattir. Hastalar ameliyat sonrası 2-4 gün hastanede yatarlar. Kapalı yöntemle uygulandığından ameliyat sonrası hasta oldukça konforludur. Ağrı minimaldir. Hastalar 1. Gün sulu gıda ile beslenmeye başlarlar.

Tüp mide ameliyatının komplikasyonları kanama, midenin kesildiği bölgelerden kaçak, nadiren de olsa yutma güçlüğü ve bulantıdır.

Taburcu sonrası dönemde 20 gün sulu gıda ile beslenen hastalar diyetisyen eşliğinde yavaş yavaş püre ve katı gıda alımına geçerler. Mide eski hacmine göre çok küçüldüğünden hastalar çabuk doyarlar ve az az sık sık yemeleri gerekir. Ameliyatın etkisi oldukça çabuk başlar. Hastalar ilk 6 ay içerisinde ameliyat öncesi fazla olan kilolarının %60-70’ inden kurtulurlar. İlerleyen zamanlarda dikkat edilmesi gereken husus giderek artan gıda alımıyla beraber midenin yavaş yavaş genişlemeye başlamasıdır. Sleeve gastrektomi hasta uyumu gerektiren bir operasyondur. Uzun dönemde hastalar eski yeme alışkanlıklarına geri dönerlerse mide genişlemeye ve hasta tekrar kilo almaya başlayabilir.

Gastrik Bypass: Gastrik bypass yönteminde mide yaklaşık 30 ml hacminde bırakılacak şekilde, onikiparmak bağırsağından itibaren olan ince bağırsakların da 80 cm lik kısmı devre dışı bırakılarak, kalan ince bağırsak ucu mideye bağlanır. Bu ameliyatla hem mide küçültülerek gıda alımı azaltılır hem de emilim azaltılarak alınan gıdalardan elde edilen kalori miktarı azaltılmış olur. Günümüzde obezite cerrahisinde dünyada en sık kullanılan yöntemdir. Ülkemizde daha basit olduğundan ve gereğinde tekrar bypass'a çevrilebileceğinden sleeve gastrektomi daha sık yapılmaktadır. Hastalarda görülebilen emilim bozukluğuna bağlı vitamin eksiklikleri ve inatçı ishal, bu yöntemin dezavantajlarıdır.

Gastrik bypass laparoskopik yöntemle yapılan bir prosedürdür. Ameliyat karın duvarına açılan en büyüğü 12 mm. en küçüğü 5 mm. olmak üzere toplam 5 adet delikten özel laparoskopik aletler kullanılarak gerçekleştirilir. Ameliyat süresi ideal koşullarda ortalama 2 saattir. Hastanede kalış süresi yine ortalama 3-5 gündür. Hasta ameliyat sonrası 1. gün sulu gıda ile beslenmeye başlar yaklaşık 20 gün boyunca sulu gıda rejimi devam eder. Daha sonra püre ve katı gıdaya geçilir. Laparoskopik yöntemle gerçekleştirildiğinden ameliyat sonrası hasta konforu oldukça iyiydir.

Ameliyatın önemli komplikasyonları kanama, mide ve bağırsağın birleştirildiği bölgeden kaçak, bulantı ve yutma güçlüğüdür. İleri dönemde vitamin ve mineral emilimi bozulabilir ve destek tedavisi gerekebilir. Bu sorunlar basit ilaç tedavileriyle çözülebilmektedir.

Ameliyatın etkisi oldukça çabuk başlar ve hatalar hızlıca kilo verirler. İlk 6 ayda hasta ameliyatı öncesi fazla olan kilosunun yaklaşık %70 ini kaybeder. Gastrik bypass ameliyatı da hasta uyumu gerektirir. İlerleyen dönemde eski yeme alışkanlıklarını devam ettiren hastaların 30 ml olarak bırakılan mideleri genişleyebilir ve revizyon ameliyatları gerekebilir.

 

Cerrahi dışı girişimler: Mide balonu gibi endoskopik işlemler bu sınıftadır. Ancak cerrahi yöntemlere göre daha az etkili olmaları ve komplikasyonları nedeniyle eskiye göre çok daha az uygulanır hale gelmiştir.